"Medeniyet'i Anlamak" Sempozyumu Gerçekleşti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağlarbaşı Kültür Merkezi nitelikli bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. 2012 yılında hakkın rahmetine kavuşan iki öncü Müslüman Roger Garaudy ve Ahmed bin Bella

Türkiye'den ve Dünya'dan Medeniyet kavramı üzerine çalışan ilim ve iki insanları iki gün boyunca Üsküdar'da uluslararası "Medeniyeti Anlamak" Sempozyumu'nda bir araya geldiler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağlarbaşı Kültür Merkezi nitelikli bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. 2012 yılında hakkın rahmetine kavuşan iki öncü Müslüman Roger Garaudy ve Ahmed bin Bella anısına Üsküdar Belediyesi, İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği ve İlmi Etüdler Derneği tarafından düzenlenen sempozyum iki gün sürdü.

9-10 Şubat tarihleri arasında "Yüceltme ve Reddiye Arasında Medeniyeti Anlamak" başlığıyla gerçekleştirilen uluslararası sempozyum, son yılların moda kavramı 'medeniyet' ifadesinin anlaşılması ve tartışılması açısından yeni bir milât oluşturacak içeriğe sahipti. Sempozyumda kavram enine boyuna ele alındı. Çıkış noktasına, kökenlerine dair gerek etimolojik, gerekse sosyal bağlam olarak sistematik ve akıcı bilgiler paylaşıldı. Kavramın ülkemizde, İslam coğrafyasında ve Batıdaki karşılığı, tarihselliği ve geldiği son nokta üzerinde duruldu. Krizden çıkış noktalarına değinildi. Batı uygarlığının aydınlanma düşüncesi, endüstri devrimi, Fransız ve Amerikan devrimleri sonrası edindiği gücün iktidarını dünyanın geri kalanına karşı bir şiddet unsuru olarak yansıtması, kendi tecrübesini sömürgeleştirme ve emperyalizm aracılığıyla küreselleştirmesi, bu zorbalığın insanlık tarihinde neden olduğu bilinç zedelenmesi gibi konular farklı yönleriyle ele alındı.

9-10 Şubat tarihlerinde Bağlarbaşı Kongre Merkez'inde Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara'nın , İLKE Derneği Başkanı Davut Şanver'in yaptıkları selamlama konuşmaları ve İlmi Etüdler Derneği Başkanı Yrd. Doç Dr. Lütfi Sunar'ın yaptığı açılış konuşması ile başlayan Sempozyumda yedi oturumda yirmi tebliğ sunuldu.

Medeniyet Kavramının Türk akademi ve düşünce dünyasındaki yerine değinen Sunar'ın konuşmasından sonra gerçekleşen Ahmed bin Bella ve Roger Garaudy anma oturumu izleyiciler tarafından ilgi ile takip edildi. Bin Bella'nin yaşamı ve mücadelesini fotoğraflar eşliğinde izleyicilere takdim eden Samiha Khalifa'dan sonra söz alan Cemal Aydın ve Yacob Mahi, Roger Garaudy'nin fikirlerini tartıştılar.

Sempozyumun bütün oturumları iki gün boyunca büyük bir ilgi ile takip edildi.

Sempozyumun ilgi çekici oturumlarından biri Necmettin Kızılkaya'nın başkanlık ettiği "Türkiye'de Medeniyet Fikri" başlıklı beşinci oturum oldu. Konuşmacılardan Vahdettin Işık, "Medeniyet okumalarını mukaddime üzerinden tartışmak" konulu sunumunda İbn-i Haldun'un Mukaddime'deki umran düşüncesi ile Türkiye'deki medeniyet tartışmaları arasında önemli noktalara değindi. İbni Haldun'un, Mukaddime'sinde kendisini temellendirdiğini belirten Işık "Mukaddime kitabı İbn-i Haldun'un umran kuramıyla ilgili çıkarımlarda bulunabileceğimiz bir öncüldür." dedi.

İbn-i Haldun'un insan ve topluluk düşüncesini aktaran Işık "İbn-i Haldun insan ve topluluk düşüncesini insan tabiat ve topluluk ilişkisiyle yaratıcı arasında kopmaz bağlar kurmak anlayışı üzerine kurmuştur. Mukaddime'nin birincil öncülüğü budur. Nitekim varlığı entegrel ve bütünsel bir tasavvur içerisinde algılama sadece İbn-i Haldun'a mahsus bir şey değildir. Meşrepler arasında farklılıklara rağmen Farabi'den Gazali'ye hemen herkeste bu bütünsel ve entegrel anlayışı görmek mümkün." dedi. İbn-i Haldun'u tek başına yıldız olarak belirten değerlendirmelerin yanlışlığına değinen Vahdettin Işık " İbn-i Haldun için öncesi ve sonrası olmayan semadaki tek yıldız olarak nitelendirenlerin bu gerçekliği algılayamadıklarını düşünüyorum." şeklinde konuştu.

İbn-i Haldun'un devlet insan, siyaset ve medeniyetle ilgili düşüncelerini aktaran Işık "İbn-i Haldun'a göre insan medenidir. Medeni olmak toplumsallık durumunu işaret eder. İbn-i Haldun'a göre medenilik, içtimai ve umran eş anlamda kullanılır. Medeniyet inşai bir düzendir. Ve insan tarafından yerine getirilir. Ona göre güzel ahlak ve adalet devletin dallarıdır. Mukaddime'nin temel ilkesi şudur: Emek verirseniz sorun çözerseniz imkan alanlarınız genişler, Yani imkan alanı insanın sorun çözme kabiliyetiyle orantılı olarak genişler. Dolayısıyla insanın kuşatılmışlığı ve çaresizliği söz konusu değildir. Allah var imkan var." dedi. Vahdettin Işık ayrıca Türkiye'de medeniyet kavramları üzerine düşünce geliştiren Ziya Gökalp, Ali Şeriati, Nurettin Topçu, Erol Güngör gibi Türkiyeli aydınların da düşüncülerini aktardı.

Beşinci oturumun ikinci konuşmacısı olan Veli Karataş ise İsmet Özel'in Üç Mesele kitabı ve İsmet Özel'in medeniyeti reddeden görüşleri üzerinden medeniyet kavramını aktardı. Veli Karataş sunumunda İsmet Özel'i ve onun medeniyete bakışını "İsmet Özel medeniyet kavramına olumlu bakan görüşlerin aksine medeniyete olumsuz ve muhalif bir bakış açısıyla yaklaşır. İçtenliğin yok oluşu, israfın artması, dünyevileşme, ahireti unutma, yabancılaşma gibi olumsuzluklar üzerinden medeniyet kavramını tanımlar. Batı medeniyetine optimizm, üniversalizm ve etnosentrizm bu temel hususiyetleri çerçevesinde ve insalığa yaşattığı olumsuzlar üzerinden bakan İsmet Özel İslam'ın bir medeniyet projesi olarak okunamayacağını, İslam medeniyeti dahi bir şeyin olamayacağını İslam medeniyeti denilen şeyin aslında islamdan ve dinden uzaklaşma olduğunu ifade eder. Çünkü medeniyetin insan yapısını ve toplum yapısını bozduğunu bir donuklaşma ve taşlaşma süreci olduğunu belirtir. Medeniyetin bir sınıflaşma ve sömürüyü beraberinde getirdiğine dikkat çeken İsmet Özel'e göre medeniyet insanların maddeye karşı zaaflarının artması, servet biriktirme çabasına düşmesi, israfın yaygınlaşması, lüks yaşam algısı, ihtiyaçların çoğalması ve nihayet maddeye mahkumiyetlerin somutlaşma sürecidir." şeklinde aktardı.

Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen iki gün süren sempozyumun beşinci oturumunun son konuşmacısı Yrd. Doç. Dr. Necmettin Doğan'dı. Doğan, İslamcı düşüncede medeniyet ve ilerleme kavramlarının etkileşimi üzerine bir sunum yaptı. Necmettin Doğan çeşitli düşüncelerle etkileşim halinde olan islamcılık düşüncesinin bugün ki durumu üzerinde durdu. Yrd. Doç. Dr. Necmettin Doğan konuyla ilgili "Batı felsefesinde ilerleme kavramının özel bir yeri vardır. Çünkü Batı merkezli düşüncenin omurgasını bu kavram etrafında oluşturan dünya tarihi tasavvurları oluşturulmuştur. 19. yüzyılda daha da popüler hale gelen kavram, İslam dünyasında da çok farklı açılardan değerlendirilmiş ve nihayetinde genel olarak içselleştirilmiştir." şeklinde konuştu.

Sempozyum suresince Kültür Merkezi'nin Fuaye alanında Roger Garaudy ve Ahmed bin Balla'nin kitaplarından alıntıların ve fotoğraflarının yer aldığı bir sergi yer aldı.

Sempozyumda sunulan tebliğler Mayıs 2013'de kitaplaşarak' sempozyum takipçilerinin adreslerine postalanacak.