Hatalı Modernleşme ve İslam Medeniyetinin Geleceği

 

Müslüman düşünürler ve devlet adamları on dokuzuncu yüzyıldan beri toplumun ve siyasi ekonominin değişen doğasının farkındadır. Avrupa'da başlayan modernleşme süreci, İslam âlemine de yayılmış, Müslüman toplumlara çesitli fırsatlar sunduğu kadar, zorluklar da çıkarmıştır. Yabancı düşmanı olmamalarına rağmen, El-Afgani, Said Nursi, bin Bella ve Garaudy gibi düşünürler, Batı uygarlığının bazı yönlerini eleştirmiş, Müslüman topluluklarda yaşanan bazı sorunları Batılılaşma ile ilişkilendirmistir. Bu düşünürlerin Batı uygarlığına dönük eleştirileri, yapısal ve kültürel eleştiri olmak üzere ikiye ayrılabilir. Batılı ve dolayısıyla modern uygarlığa dönük bu eleştirilerin birçoğu bugün de hâlâ geçerlidir ve bu durum, modernleşmenin hatalı olarak tanımlanmasına yol açmıstır. Hatalı modernleşme, Üçüncü Dünya ülkelerinde modernleşme sürecinin doğurduğu olumsuzluklar ve bunun getirdiği kaygıların sonucunda, 1970'li yıllarda ortaya çıkmış bir terimdir. Bu makale, modern uygarlıkların yaşadığı sorunlar örneğinde, hatalı modernleşmenin  tanımı ve özellikleri üzerinde durmaktadır. Çalışma ayrıca İslam medeniyetinin geleceğine yönelik okumaların, çağdaş uygarlığın hastalıklarını doğru teşhis etmemize ve sosyal ve ekonomik reform programı yapabilme becerimize bağlı olduğunu öne sürmektedir.