Müslümanların Medeniyet Kodları

 

 “Medeniyet”, günümüzde hem bir kavram olarak hem de sonuçları itibarıyla tartışılmaya devam etmektedir. Bu tartışmalar da önemli oranda örtük ve açık biçimde arka planında “Batı Medeniyeti”nin işgal ettiği bir zemin üzerinde yapılmaktadır. Kavrama olumsuz yaklaşanlar kadar olumlu yaklaşanlar da onun neliği, tarihi ve bir kültüre ne kadar değdiğini sorunsallaştırmaktadırlar. Bilhassa medeniyet kavramına olumsuz yaklaşanlar, onun civilization=uygarlık kökünden kaynaklanan batılı içeriğine vurgu yapmakta ve İslam dünyasının teorik ve tarihsel birikimlerine yabancılığını dile getirmekte; şu anda Batı uygarlığının dünya ölçeğinde yol açtığı negativiteyi de bu görüşleri teyit edici bir öge olarak ortaya koymaktadırlar. Bu ise son kertede medeniyet kavramının bizzat kendisine bir reddi ifade etmektedir.

Medeniyet kavramını olumlama tavrı da kendi içerisinde farklı saiklerden beslenmektedir. Öncelikle hayranlık düzeyindeki olumlama, Batı medeniyetinin ürünleri ve ete kemiğe bürünerek kendisini ortaya koyduğu büyülü dünyasından büyük oranda etkilenerek ortaya çıkmaktadır. Bu, bazan kendi içerisinde psikolojik bir rahatlık sağlama ve Batı’dan geri kalınmadığını ispat çerçevesinde, bugünden başlayarak geriye doğru medeniyet kavramını yeniden içeriklendirme tavrına doğru dönüşebilmektedir. Bu durum, kimi zaman Batı medeniyetinin evrenselleştirilmesine doğru gidebilmektedir. Öte yandan, Batı’da geliştirilen “tarihin sonu” gibi tezler ise oldukça inhisarcı biçimde Batı medeniyeti lehinde tüm dünya hafızasını yok etmeye çalışmaktadır.

Medeniyet, hem dayandığı istinatgâh noktası ve referansı, hem buna dayanarak sunduğu hayat tarzı ve stili hem de ahlak, esetetik, mimari, edebiyat, bilgi vb. boyutlarıyla hayatı kuşatıcı yansımaları olan bir kavramdır. Bu bağlamda geçmişte farklı paradigmalar üzerinden inşa edilmiş medeniyet dairelerinden bahsetmek mümkündür. Her farklı medeniyet, ortaya koyduğu eserler, hayata yansımaları, farklı stil, tarz, öneri ve projeksiyonunun içeriği ile diğerinden ayrılır. Bu açıdan insanlık tarihi boyunca, birbirinden farklı medeniyetler görüldüğü gibi Müslümanların da farklı zamanlarda kurduğu medeniyetlerden bahsetmek mümkündür.

Biz bu tebliğde, tarihsel tecrübe ve bugünkü tartışma ve ihtiyaçlardan hareketle, Müslümanların medeniyet kodlarını ya da parametrelerini tartışmak istiyoruz. Böyle bir tartışma, Batı medeniyetinin inhisarcı medeniyet iddiası ve tezlerine cevap olacağı gibi, kadim mirasın medeniyete dair niteliklerini de gündeme getirecektir. Temel amacımız; tarihsel tecrübe ve ana referanslarına dayanarak Müslümanların medeniyet kodlarını, yukarıda zikrettiğimiz modern zamanların medeniyet algılarından farklı olarak içeriklendirmektir. Bunun için temel başvuru kaynaklarımız ise tarihsel tecrübe ve birikimlerimiz olacaktır.