Medeniyetler Arası Farklılığı Kendi İnsan Modelleri Arasındaki Fark Üzerinden Okumak

Medeniyetlerin ortaya koyduğu ürünlerin farklılığı, makâsıdının/niyetlerinin ve referanslarının /teorilerinin farklı oluşundan ileri gelmektedir. Bu farkı, kurumlarında, sanatında, mimarisinde, şehirlerinde, idari yapısında görmek mümkündür. Ancak asıl bakılması ve görülmesi gereken yer "insan modelleri" arasındaki farklılıktır. Esasen, diğerlerinde ortaya çıkan farkın asıl nedeni de insan modelindeki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Zira, medeniyetin muhatabı insan, yapıcısı insan, taşıyıcısı insan, etkeni insan, etkileyeni insandır. Bu duruma bağlı olarak her medeniyetin bir eğitim sistemi ve o sistemin de yetiştirmek/inşa etmek istediği bir "insan modeli" vardır. Bu demektir ki, her medeniyet kendi insan modeli ile var olur. Dahası sürdürülebilirliğini de model insanını yetiştirebildiği oranda sağlayabilir.

Bu bağlamda İslam medeniyetine baktığımızda, şüphesiz medeniyetimizi diğerlerinden ayırt eden en önemli vasfı, "insan merkezli bir medeniyet" olmasıdır. Şeyh Edebali'nin lisanı ile "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" şuurunda olmaktır. Ancak buna rağmen "her medeniyetin kendi insan modeli üzerine var olma" hakikati, belki diğerlerinden daha fazla, İslam medeniyeti için söz konusu edilmelidir. İslam'ın temel referanslarında tanımlanan, Hz. Peygamber'in (s.a.) rol model olarak örnekliğini sergilediğini insan modelini ve bu modellerin öncülük ettiği toplumu inşa etmeden, İslam medeniyetinin hayata kendi rengini vermesini beklemek, tarihsel gerçekliğe uygun düşmeyecektir. İlk inşasında böyle olduğu gibi, bundan sonra da ancak bununla mümkün olabilecektir.